Velayet, çocuğun kişiliğine ve malvarlığına ilişkin hakların kullanılmasını kapsar; boşanma kararıyla birlikte ya da ayrı bir dava olarak Erzurum Aile Mahkemesi'nde belirlenir. Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesi, hâkime velayeti düzenlerken çocuğun üstün yararını esas alma yükümlülüğü getirir. Velayet kararı, TMK'nın 336-351. maddeleri çerçevesinde; çocuğun sağlığı, eğitimi, psikolojik gelişimi ve her iki ebeveynle ilişkisini sürdürebilmesi gibi çok boyutlu ölçütlere göre şekillenir. Erzurum'da şehrin nüfus yapısı ve geniş aile dinamikleri gözetilerek sosyal inceleme sürecinin kapsamlı biçimde yürütülmesi ayrı bir önem taşır.
Erzurum Aile Mahkemesi, görülmekte olan velayet davalarında Erzurum Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nden sosyal inceleme raporu talep eder. Bu rapor; her iki ebeveynin ev ortamını, sosyal çevresini, ekonomik koşullarını ve çocukla bireysel ilişkisini inceler. Rapor sürecinde uzmanlarla iş birliği yapmak, bilgilerin eksiksiz ve doğru biçimde aktarılmasını sağlamak hukuki sürecin seyrini doğrudan etkiler. İdrak çağındaki çocukların görüşleri hâkim tarafından bizzat ya da uzman psikolog aracılığıyla alınabilir; bu beyanlar belirleyici olmamakla birlikte mahkeme kararında dikkate alınır.
Velayet kararının kesinleşmesinden sonra koşulların önemli ölçüde değişmesi halinde velayet değişikliği davası açılabilir (TMK m.183). Velayeti bulunmayan ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurması ise ayrıca düzenlenir; hafta sonu ve tatil ziyaret takvimi mahkemece belirlenir. Belirlenen kişisel ilişki düzenine uyulmaması ya da çocuğun teslim edilmemesi halinde Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri kapsamında çocuk teslimi prosedürü işletilir. Bu süreç psikolojik açıdan hassas bir uygulama gerektirir. Davanız hakkında bilgi almak için bize ulaşabilirsiniz.






