Nafaka, boşanma sürecinde ve sonrasında ekonomik açıdan güçsüz kalan tarafın ya da çocukların geçiminin güvence altına alınmasına yönelik bir yükümlülüktür. Türk Medeni Kanunu'nda dört ayrı nafaka türü düzenlenmiştir: Tedbir nafakası (TMK m.169), dava açıldıktan sonra karar kesinleşene kadar geçici olarak hükmedilir ve Erzurum Aile Mahkemesi tarafından talep üzerine aynı oturumda belirlenebilir. Yoksulluk nafakası (TMK m.175), boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek daha az kusurlu eş lehine hükmolunur. İştirak nafakası (TMK m.182 ve 329), çocukla birlikte yaşamayan ebeveynin velayeti elinde bulundurmayan tarafın çocuğun giderlerine katılımını sağlar. Yardım nafakası (TMK m.364) ise nesep bağına dayalı olarak yoksul akrabalara ödenir.
Nafaka miktarının belirlenmesinde tarafların net geliri, kira-fatura gibi zorunlu giderleri ve varsa çocukların okul ile sağlık masrafları belirleyicidir. Artırım davaları, ekonomik değişimlerin nafakayı yetersiz kılması durumunda açılır; mahkeme genellikle Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) enflasyon verileri olan ÜFE ve TÜFE artış oranlarını ölçüt alır. Tersine, ödeme gücünün ciddi biçimde azaldığı ya da nafaka alacaklısının ekonomik durumunun iyileştiği hallerde azaltım davası yoluna gidilebilir. Tahmini artırım oranını hesaplamak için nafaka artış hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Nafaka borcunun ödenmemesi halinde alacaklı taraf, Erzurum İcra Müdürlükleri'nde ilamlı icra takibi başlatabilir. Borçlunun işyerindeki maaşına üçte bir oranında haciz uygulanabilir; banka hesapları ve taşınmazlar da hacze konu olabilir. Buna ek olarak, nafaka yükümlülüğünü kasıtlı olarak yerine getirmeyen kişi hakkında İcra ve İflas Kanunu m.344 kapsamında şikâyet hakkı doğar. Nafaka alacaklarının takibinde süreler ve usul kuralları kritik olduğundan sürecin avukat eşliğinde yürütülmesi önemlidir.






