Dolandırıcılık Suçunun Nitelikli Hallerinde Uzlaşma Mümkün Müdür ?
Bu yazımızda dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçları üzerinde duracağız ve uzlaştırma kapsamına değineceğiz.

DOLANDIRICILIK SUÇU
Dolandırıcılık suçu Türk Ceza Kanunu’nda mal varlığına karşı işlenen suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Dolandırıcılık suçunu malvarlığına yönelik diğer suçlardan ayıran unsur hiledir. Dolandırıcılık suçu kanunda failin hileli hareketlerle mağdurun iradesini fesada uğratarak mağdurun veya bir başkasının zararına, kendisi veya üçüncü bir kişiye menfaat temin etmesi olarak tanımlanmıştır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere suçun tipiklik unsurları hile ve aldatma ile menfaat temini olarak ifade edebilir. Hile ile mağdurun yahut bir başkasının mal varlığı değeri başkasının malvarlığı üzerine geçmektedir.
Her ne kadar dolandırıcılık suçu malvarlığına karşı işlenen suçlar bölümünde düzenlenmiş olsa da korunan hukuki yarar; mal varlığı hakkı ve irade özgürlüğüdür. Kanunun gerekçesinde; “... Bu suretle kişinin irade serbestisi etkilenmekte ve irade özgürlüğü ihlal edilmektedir.” şeklindeki ifadeden de bu suç ile kişilerin iradelerini özgürce ifade etmelerinin güvence altına alındığı belirtilmektedir.
Dolandırıcılık suçunda mağdur, iradesi fesada uğratılan ve mal varlığı zarara uğratılan kişidir. Dolandırıcılık suçunda fail ise; kanuni tanımda belirtilen hukuka aykırılık teşkil eden eylemi gerçekleştiren kişidir. Tipiklik unsurunun gerçekleşmesi için kanun maddesinde de yer aldığı üzere hareketin belli şartları taşıması gerekmektedir. Dolandırıcılık suçunun hareket unsurunu failin hileli hareketleri oluşturmaktadır. Fail hileli hareketleri ile mağdurun iradesini fesada uğratmaktadır. Hileli bir davranışın bulunmaması veya hukuki ihtilafların bulunması halinde dolandırıcılık suçu gündeme gelmeyecektir.
Günümüz teknolojisindeki gelişmeler dolandırıcılık suçunda kendisini göstermiş ve failler tarafından bilişim sistemleri suçun icrasını kolaylaştırma, takibi zorlaştırma, yüz yüze gelmeksizin eylemi gerçekleştirme gibi gerekçelerle en sık başvurulan yöntem haline gelmiştir. Yaşanan bu gelişmeler sonrasında yeni bir suç ihdası zorunluluk haline gelmiş ve kanun koyucu bu duruma yönelik özel düzenlenme gereği duymuş ve bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması sureti ile dolandırıcılık suçunun işlenmesi TCK’nın 158/1-f maddesinde ayrı düzenleme alanı bulmuştur.
Özellikle son yıllarda ilan siteleri üzerinden araç veya ikinci el eşya alımı, sazan sarmalı, kargo data verilerinin ele geçirilmesi suretiyle dolandırıcılık, icra veya dava dosyası olduğuna yönelik mesajlar yöntemiyle dolandırıcılık, organize suç örgütleri veya terör örgütlerine üyeliklerinin bulunduğunun tespitinden bahisle dolandırıcılık, uygunsuz fotoğrafların veya 18 yaşından küçüklerle özel konuşmalarının bulunduğunun tespiti veya uzlaşma teklifi yöntemiyle dolandırıcılık, escort dolandırıcılığı, sisteme ilişkin bazı verileri ele geçirme, sistem üzerinden ilan verme gibi pek çok farklı şekilde dolandırıcılık faaliyeti gerçekleştirilmektedir. Türkiye’nin tüm il ve ilçelerinde bu suçlara yönelik başarılı operasyonlar gerçekleştirildiği gibi Erzurum ili ve ilçelerinde de dolandırıcılık eylemlerine yönelik büyük çaplı operasyonlar gerçekleştirilmektedir.
Gelişen teknoloji ile birlikte dolandırıcılık suç oranlarının artması ve bu suçun mağdur/sanıklarında oluşan artış kanaatimizce etkin düzenleme yapılmasını ve yeni suç ihdasını zorunlu hale getirmektedir. Zira hukuk camiasında “hesapçı” olarak tabir edilen ve cüzi bir miktar para karşılığında hesabını kullandıran kişiler bilişim teknolojinin sağlamış olduğu kolaylık nedeniyle yüzlerce ceza soruşturması ile yüzleşmekte ve neticeten hapis cezasının muhatabı olmaktadır. TCK 4. Maddesinde yer bulan “Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” evrensel hukuk ilkesi karşısında hesapçı olarak tabir edilen kişiler de cezalandırılmaktadır. İştirak iradesinin olmadığını da çoğu kez ispatlayamayan bu kişiler bir çıkmazın içerisine girmekte, geri dönülemez sonuçlarla karşılaşmaktadır. Gerçek failler ise çoğu kez tespit dahi edilememektedir. Bu tür dolandırıcılık yönteminde bir diğer mağdur/fail ise telefon hattı sahipleridir. Ancak dolandırıcılıkta kullanılan hatlar çoğu kez patates hat, mezar hat diye tabir edilen hatlardan olduğundan hesapları kullanılanlara göre hat sahiplerinin fail olma durumu nispeten daha azdır.
Mağdur sayılarının ve suçtan elde edilen maddi gelirlerin çok yüksek miktarlı olması ve bilişim sistemini kullanmak suretiyle dolandırıcılık faaliyetini yapan kişilerin çeşitli yöntemlerle kendini kamufle ediyor olması neticeten hesapçı olarak tabir edilen kişilerin cezalandırılması ihtimalini yükseltmekte, hukuk uygulayıcılarını en azından mağdurların zararlarının giderilmesi noktasında aksiyon alınmasına yönelik ceza uygulamasına sevk etmektedir.
Hesapları kullanılan ve hiçbir menfaat elde etmeyen kişiler ise mağduriyetlerinin giderilmesi adına uzlaşma talep etmekte ancak nitelikli halin uygulanması dolayısıyla yüksek cezalarla karşılaşmaktadır. Esasen Yargıtay uygulamaları ile belirlenen ilkeler çerçevesinde bir çok nitelikli dolandırıcılık olarak başlanan soruşturmalarda, belirlenen ilkelerin tespiti halinde suçun vasfı değişmekte ve dolandırıcılık suçunun basit halini oluşturan suçlar yönünden uzlaştırma mümkün hale gelmektedir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Esas Yıl/No: 2021/13434 Karar Yıl/No: 2022/15162 Karar tarihi: 27-09-2022
"...sanık ile katılanın ilk telefonla görüşmelerinden sonra yüz yüze görüştükleri ardından katılanın, sanığın banka hesabına farklı tarihlerde para gönderdiği ve elden para verdiğinin anlaşılması karşısında, sanık ile katılanın internete verilen ilandan sonra yüz yüze görüşmeleri ve menfaat temininin bu yüz yüze görüşmeden sonra gerçekleşmesi sebebi ile bilişim sisteminin sağladığı kolaylığın ortadan kalktığı, bu kapsamda sanığın eyleminin 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırmaya tabi olan TCK'nin 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması...Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden...hükmün BOZULMASINA...
Böylelikle dolandırıcılık suçunun nitelikli hallerinde uzlaşma mümkün mü? sorusunun cevabı da her somut olaya göre değişmekle birlikte; TCK 158 1- f) Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle, TCK 158 1-g) Basın Ve Yayın Araçlarının Sağladığı Kolaylıktan Yararlanmak Suretiyle, TCK 158 1-h) Tacir Veya Şirket Yöneticisi Olan Ya Da Şirket Adına Hareket Eden Kişilerin Ticari Faaliyetleri Sırasında; Kooperatif Yöneticilerinin Kooperatifin Faaliyeti Kapsamında, iddianamenin düzenlenmiş olması halinde TCK 158 1-f ile TCK 158 1-g maddeleri yönünden sanıkla yüz yüze görüşme olması halinde (yüzyüzelik) veya TCK 158 1-h maddesi yönünden ise sanıkların şirket vasfında olmayan emlakçı olmaları halinde uygulamada suçun vasfı TCK 157-1 (basit dolandırıcılık) olarak değişmekte ve sanıklar uzlaştırmaya sevk edilmektedir. Belirtilen hususlar çerçevesinde hukuki menfaatlerin korunması adına Avukat desteği alınması geri dönülemez sonuçlarla karşılaşılmaması adına çok önemlidir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Esas Yıl/No: 2021/26371 Karar Yıl/No: 2024/12713 Karar tarihi: 04-11-2024
"... sanığın eyleminin bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan bahisle TCK 158/1-f maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; internet sitesine verilen ilandan sonra katılan ve sanığın yüz yüze görüştükleri, bu görüşmelerde sanığın hile ile katılanı aldattığı, menfaat temininin bu yüzyüze görüşmeler sonrasında gerçekleşmesi sebebi ile bilişim sisteminin sağladığı kolaylığın ortadan kalktığı anlaşılmakla; eylemin 5237 sayılı TCK'nin 157/1. maddesinde düzenlenen ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamına alınan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde hataya düşülmek sureti ile TCK'nin 158/1-f maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden...BOZULMASINA...
Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Esas Yıl/No: 2021/13475 Karar Yıl/No: 2022/9713 Karar tarihi: 24-05-2022
"...sanık ile katılanın internete verilen ilandan sonra yüz yüze görüşmeleri ve menfaat temininin bu yüz yüze görüşme ile gerçekleşmesi sebebi ile bilişim sisteminin sağladığı kolaylığın ortadan kalktığı, bu kapsamda eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu...
